hakan's profilehakan adlı kullanıcının ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    May 15

    ATİLLA İLHAN....

     
    üçüncü şahsın şiirleri
     
     
    Gözlerin gözlerime değince
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Beni sevmiyordun, bilirdim
    Bir sevdiğin vardı, duyardım
    Çöp gibi bir oğlan, ipince
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Ne vakit karşımda görsem
    Öldüreceğimden korkardım
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Ne vakit Maçka'dan geçsem
    Limanda hep gemiler olurdu
    Ağaçlar kuş gibi gülerdi
    Bir rüzgar aklımı alırdı
    Sessizce bir cigara yakardın
    Parmaklarımın ucunu yakardın
    Kirpiklerini eğerdin, bakardın
    Üşürdüm, içim ürperirdi
    Felaketim olurdu, ağlardım
    Akşamlar bir roman gibi biterdi
    Jezabel kan içinde yatardı
    Limandan bir gemi giderdi
    Sen kalkıp ona giderdin
    Benzin mum gibi giderdin
    Sabaha kadar kalırdın
    Hayırsızın biriydi fikrimce
    Güldü mü cenazeye benzerdi
    Hele seni kollarına aldı mı
    Felaketim olurdu, ağlardım
     
             (ATİLLA İLHAN) 
      
     
    atilla_ilhan11
    May 14

    ÜSTAD'DAN ......

     

    ÜSTAD'DAN ......
    Su Avrupalilar ne kadar medeni!
    Ne edep var ne haya cirilciplak bedeni!
    Medeni olmak eger acmaksa bedeni
    Hayvanlar avrupalilardan daha medeni!
     

    Necip Fazil KISAKUREK

    April 18

    hakan's speace

     


     
     
    Gözlerine Şiirler Dökeceğim
     
    Seni bir gün seveceğim
    Haberin bile olamayacak...
    Yalnızlığımı resminle paylasacağım
    Anlamayacaksın...
    Gözlerine şiirler dökeceğim
    Okumayacaksın...
    Her şey istediğin gibi dostça kalacak
    Bir gün yollar ayrılırsa
    Vedasız çıkacağım hayatından
    Gittiğimi farketmeyeceksin
    Dedim ya haberin bile olmayacak
    Acılarının ortağı mutluluğunun
    Parçası olacağım etkilenmeyeceksin
    Belki sende seveceksin
    O zaman ben olmayacağım yanında
    Üzüleceksin...
    Anılarda ara beni yalancı saatlerde
    Sonbaharda bul beni
    Seviştiğimiz gecelerde!
    İstemiyorum... hayır! Sevme beni yakışmaz
    Yabancıyız dedik ya bir kere..
    Ne aşkımsın sen ne de arkadasım
    Sen bir yalan sen bir masal
    Sen benim en saklı hikayemsin
    Anlatamadığım...
    Başlangıcını bılmediğim geleceğini kestıremediğim
    sen en huzunlu kafıyelerımde yasıyorsun
    sen benım en rısklı şiirimsin
    sonunu getıremediğim...
    dalınca resimlerine bır tuhaflık sarıyor
    anlayamıyorum...
    bazen cosuyorum bazen de hissizim sana dair
    ne zaman cevap bulur bu soru bılmıyorum
    bildiğim senı bır gun seveceğim
    farkedemeyceksin...
    aylar mevsimler yıllar gececek
    belki unutulacak yuzum
    aldırmayacağım...
    ama hep içimde kalacak
    o en tatlı hüzün...
    adı hiç olmayacak sensız gecelerin
    ben bu dizeleri yasarken
    sen uyuyor olacaksın
    sızlamayacak için...
    geceler üşütecek belki de beni
    yalnızlık üstüme devrilecek
    saatler yokluğunu vuracak
    çayımı yudumlarken açacağım penceremi
    gözlerin çağıracak uzaklardan gelmeyeceğim.....
    elbet bu kente kış gelecek
    aylardan ocak üşüyeceğim
    sen gittiğinde bu sokaklara karlar yağacak
    seni bir gün seveceğim
    haberin bile olmayacak....
    bilmem nereye kadar gıder bu bilinmezlik
    bu avuntu surer mi yıllarca?
    yarına bir sey kalmaz belki...
    belki de hiç beklenmedik anda doğar o güneş
    sakıncalı bir hayalsin sen gerçekleşmesini istemediğim
    ve sokmuyorum senı gecelerıme
    en guzel ruyamsın sen
    yasarken gormediğim...
    ellerımı saclarında gezdirdiğimde hıssetmeyecek
    adına beste yaptığımda dınlemeyeceksin....
    ve bu şiiri ben dahil kımse okumayacak
    seni bir gun seveceğim
    haberin bile olmayacak.....
     
    ve gun gelecek senı sevdiğimi
    yaralı akşamlara doktuğum mısralara
    en aydınlık sabahlara söyleyeceğim
    ama sana asla.....!
     
    Okan Savcı
     
    April 16

    Konuşulan konu ____

     ____



    göm beni anne bir tutam sızıya
    ağır aksak geçirdiğim çocukluğum hatrına

    dilimin altına sakladım renkli renksiz tüm yalanları
    inan anne inan, bu sabah aşka uyandım!

    ninnilerime işlediğin o ülkeyi özlüyorum,
    özlüyorum anne, cebime düş döktüğün geceleri

    o okul yolunu, kitaplarımı, uzun soluklu oyunlarımı
    beni en deli oyunlara hazırladın anne, kızını gülden beri tutan hayata değil..!

    bana sabır dile anne, beni merhametinin kucağında büyüt
    komşuya bırakma beni anne, götür gittiğin yere!

    senden övünçler istemedimdi, dediğim bir avuç muhabbet
    arkadaşlarım oldu anne, senin gibi dinlediler ama anlayamadı kimse beni
    senin gibi

    bir sevgilim oldu anne, sevdi -belki- beni kucak dolusu bir kederle
    yüreğine basıldım bir yârin tuz diye bazı, bazı ecza diye
    ayrılık çıktı rüyalarımın tabirinde, çoktan aza sığındım
    bana ağladı anne omzuma astığın muska, kuşlar ve meleğim
    ama ağlamadı anne kimse beni
    senin gibi

    bana yeniden getir ilaçlarımı anne, yutacağım
    ağrılar kaldıracak kadar kalmadı dermanım

    bana şarkılar bestele anne, bana bizi anlat
    dizlerine değil aşka yatır beni anne, beni sakin bir uykuya

    uyusam da gitme anne... gitme büyüsem de
    beni uykularımın sonunda seni görmekten mahrum etme
    yorulursan ellerini taşırım
    yorulursan alırım üstüme bütün kâbuslarını

    ört beni anne bu insanlardan, beni ayıkla ne olur
    ağladıklarım kadar yakın ol bana anne
    bana sancılar kadar...

    göm beni anne sevgine
    sana uslu bir fotoğraf göndereceğim anne, söz
    bu kez üzmeyeceğim bana emanet bıraktığını

    göm anne kızını
    aslına...
    toprağa...

    bana bakıp da ağlama anne, gözlerini yaşlarla yıkama
    kalabalık değil başım
    yalnızım anne, çok şükür yalnızım...

    Konuşulan konu anladım

     

    anladım


    ANLADIM

    Bunca zaman bana anlatmaya çalıstığını,
    kendimi bulduğumda anladım.

    Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
    Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

    Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek degil..
    Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.

    Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
    Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

    Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
    Neden hiç ağlamadığını anladım..

    Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
    Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..

    Bir insanı herhangi biri kırabilir,
    Ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
    Çok acıttığında anladım..

    Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
    Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..

    Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
    Yüreğini elime koyduğunda anladım..

    ''Sana ihtiyacim var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
    Sana ''git'' dediğimde anladım..

    Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
    Git dediklerinde gittiğimde anladım..

    Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
    Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

    Özür dilemek değil, ''affet beni''
    Diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
    Gerçekten pişman olduğumda anladım..

    Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
    Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
    Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

    Ölürcesine isteyen,beklemez,
    Sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
    Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

    Sevgi emekmis,
    Emek ise vazgeçmeyecek kadar,
    Ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...
    March 09

    AŞKI ÖLDÜREN ŞÜPHE İSE YAŞATAN İNANMAKTIR

     

    AŞKI ÖLDÜREN ŞÜPHE İSE YAŞATAN İNANMAKTIR

    1 
    Aşk… Sihirli kelime… 
    Gerçekten her şeyden vazgeçme ya da her şeyi göze almaktır. Sevdalanmak; tehlikeli 
    sularda kulaç atmaktır çok zaman. Aşk; gözlerinizde bir perde, kara bir cesarettir
    silahsız. 
    Cesaret; yüreğinizdeki atışlara eşlik eden Rakkasenin topuk sesleridir ve her vuruş bir
    kere daha sevmek bir kere daha sevdalanmaktır. Her adım sevdiğinize yaklaştığınızı 
    sandığınız bir nefeslik uzaklıktır. Sevda sırrınız, yanınızda taşıdığınız kilitli bir 
    sandıktır. 
    Sevdalanırsınız körü körüne bir sınavdır girdiğiniz ve sevdalınızdır sınıf geçme notunu 
    vermesini beklediğiniz.
    Bazen bir şimşekte birleşir elleriniz ve zaman durmuştur, çünkü göz göze geldiniz. 
    İnandınız, inandı yürekleriniz. Birbirinizle her koşulda yaşamayı seçtiniz, ne altında 
    buzağı aradınız ne de şüphe ettiniz.
    İnandınız ve inanılmayı beklediniz. Sezgileriniz ve siz, olmayanı aramadınız, olanı 
    gönülden onayladınız.
    Aşkın derinliğine ve gerçeğine beraber indiniz. Beraber indiniz çünkü elelesiniz. 
    Kazandınız ve kazandırdınız sevmenin ve sevilmenin tadına vardınız.
    Yüreğinize sağlık tabii hepsi buraya kadar…
     
    Ya, şüphe, sadakatsizlik, inanmama, ya, güvensizlik…
    Gerçeklere dönüp yan gözle bile bakmadınız. Doğru olma ihtimalini, ihtimallerinizin
    içine hiç sokmadınız. Dahası bilmeden yargıladınız. Belki gerçek aşkın var oluşuna
    hiç inanmadınız.
    Sınavdan geçmeyi hiç düşünmezken, sınav yapmayı hiç aklınızdan çıkarmadınız.
    İradeniz ve şüpheleriniz arasında hep esir kalıp sadakatsizliğe inandınız. 
    Aşkın karşılıklı oturup birbirinin gözünün içine bakmak olmadığını da biliyordunuz, 
    ama elini tutan değil de yüreğinize dokunana inanmadınız. Kördünüz ve iki kat kör
    olmayı seçtiniz.
    Hiçbir olası doğruluğa prim vermediniz. 
    Belki de düşlerinizden korktunuz. Güvendiğiniz dağlara yağan karlar erimedi belki 
    de siz o dağları yakıp yıktınız, yolunuza devam ettiniz ama ya önünüze çıkan yeni
    dağlara niye eziyet ettiniz. Kaybettiniz, kaybettirdiniz… 
     
    Düşünmelisiniz. Ellerinizi başınıza koyup iyice düşünmelisiniz. Beyniniz patlayıncaya
    kadar düşünmelisiniz. 
    Ya doğru söylüyorsa ihtimalini bir kısa an bile olsa düşünmelisiniz. Yanılabileceğinizi 
    düşünmelisiniz. 
    Öyle çok düşünmelisiniz ki; düşünmeden konuşmanın cezası olan, sonradan düşünme 
    mahkûmiyetine düşmeyesiniz.
    Unutmayınız!
    Aksi ispatlanana kadar herkes masumdur…
    Ön yargılı ve perdelerini her şeye kapatan bir göz ne kadar görebilir ki ışığı…
    Zamanı, akreple yelkovana rüşvet verseniz de durduramazsınız. 
    Hiçbir şey için geç değildir. Vaktiniz varken bir kere daha düşünün… Ya kazanacak
     ya kazandıracaksınız… Ya ağlayacak,ya ağlatacaksınız...
     
     
     

     
     
    February 13

    Konuşulan konu nerden girdin bakim

     

    Alıntı

    nerden girdin bakim
     
       
    January 28

    Talking about Gune Bakan.

     

    Gune Bakan.
     


    Sevgili günebakanım;
    Bu satırları sana olan aşkım yazdırıyor bana.
    Zorla…Silahı şakağıma dayayarak…
    Günebakanım benim..
    Mis gibi gün kokulum,umut yüklüm,aydınlık yüreklim…
    Seni nicedir seviyorum,unuttum!
    Nicedir gözlerini arıyorum başka gözlerde,sesin çınlatıyor kalbimin duvarlarını.
    Nicedir o hiç duymadığım kokunu istiyor canım!
    Bilmiyorum günebakanım…
    Bildiğim tek şey;yalnız seni ezber ettiğim,
    Zaman,yer,mekan…bana ne!?

    Ah bi gelsen…koşa koşa;sana geldim desen.
    Ya da…ya da…habersiz gel,tek söz etme istersen.
    Yeter ki gel,özlemine sözüm var günebakanım gelecek diye!
    Duygularımızın karşılıklı olduğuna inandığım zamanın
    kısalığı değil beni pare pare bölen!Beni pare pare bölen,gitmiş olman!
    ‘’o gitti!’’diye zonklaması kalbimin,kahkahaları beynimin.

    Şimdi burada olsaydın,dizimin dibinde.
    Ben sana aşkla baksaydım,nefesim aşk koksaydı.
    Sen sadece baksaydın bana,
    bakmakla görmenin birbirinden ayrıldığı o noktada…
    ben görürdüm seni,ikimizin yerine.
    Yeter ki görseydi seni gözlerim,
    Gözbebeklerim olsaydın!

    Kırıntınla doymaya bile razıyım.
    gel yarim.gel,vefalı yarim ol!
    tamam,istemiyorsan benim olma…
    zorlayamam ki seni…
    yanımda ol sadece ‘’o burada,o hayatta,o gerçek’’diyeyim.
    hayata ezdirmeyeyim seni,
    siper edeyim gövdemi!
    Gel ki,aşk var diyeyim cümle aleme.
    ’’bakın,aşk burada!aşk yanıbaşımda,baş ucumda’’
    Gelmeyeceksin değil mi?
    beyhude bekleyişlerim,
    boşa günleri sayışlarım.
    gelmeyeceksin…

    Adın umut yükler hep yüreğime,
    bu yüzden tükenmezdir umutlarım ve ben sana bu yüzden
    ‘’günebakanım’’ derim…bilmeyeceksin…
    Gelmeyeceksin…
    çünkü,karanlığım ben!
    o,bir nebze ışığa hasret zamanlarım!
    geceyim…siyahım…



    sense yıldız değil,günebakansın;
    güne değil,geceye bakarsın…
    Günebakanım,girse de hayatıma bin bir çeşit çiçek;
    akşamsefası,orkide,filbahri,nilüfer…
    daha niceleri…onlar mahkum unutulmaya!
    sen,tende cansın…sen,benden ötesin…

    Zamanı geldiğinde ben,dünyadan çekip elimi eteğimi,
    kendimi yalnızca hayaline adayacağım.
    misafirse bu can bu tende,ebedi olacaksın sen,
    benden içeri bende!


    Konuşulan konu Yağmurlar yağsın yüreğine

     

    Yağmurlar yağsın yüreğine

     

     

    Yağmurlar yağsın yüreğine
     
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       

                                                                                                                                                                                                                                                                         

     

     

     

     

             Image Hosted by ImageShack.us

      YAGMURLAR YAGSIN YÜREGİNE
      BEN HER YAGMUR YAGDIGINDA SENİ HATIRLIYORUM

     

     

     

     

     

     

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                               

    January 27

    Konuşulan konu Sen de üzüldün mü?

     

    Sen de üzüldün mü?

    Seninle yapacağımız ne çok şey vardı. Seninle bir şeyleri yaşamak kadar güzeldi, bir şeyleri hayal etmek. "Belki"leri bile güzel kılan bir yanın vardı senin. Olasılıklar bile heyecanlıydı. Kalbimin bir yarısı sana atıyordu. Beni yaşatıyordu bir yarım, diğer yarım seni. Kendi yarını aldın gittin sonra. Kalbimi parçaladın, gittin.

    "...uyandım birden seninle
    gece üçü bulmamış


    bir bulut durdu gözümde
    hasret bize uymamış..."

    Bize yakışan ne çok şey vardı. Heyecanlar, mutluluklar, kahkahalar. Bunların içinden ağlamayı seçtik. Ayrılığı seçtin sen. Ben ardından yas tutmayı. Benim seçimim zorunluydu. Ya seninki? Ben çok ağladım ardından. Sen de üzüldün mü?

    "...kalp kalbe karşı derler
    sende üzüldün mü


    ay bile çeker gider
    geceyi düşündün mü..."

    Öyle güzeldin ki dünyamda. Öyle kirlendi ki dünyam senden sonra. Avunmak öyle zorlaştı ki, yaşamak o kadar ağrılı ki, yalnızlık o kadar ağır ki�

    "...yalnızlık bende saklı
    çıkmaz bir an dışarı


    elimde bir fotoğraf
    o şimdi burada olmalı..."

    Hep iyi şeyler istedik birbirimiz için. Ya da birbirimize öyle söyledik.(�) ya da sen bana öyle söyledin... Şimdi kötülükler sardı dört bir yanımı. Şimdi korkulardan bir yorgan üzerimde. Sensizliğe alışmaya çalışmaktan daha zor, sensizliğe alışacağımdan korkmak.

    Hep iyi şeyler istedik birbirimiz için.

    Ve birbirimize en büyük kötülüğü yaptık gördün mü?

    "...Kalp kalbe karşı derler
    Sen de üzüldün mü?..."



      

    November 05

    HKN__

    anmc2b8b3124a74562b